Sırrı İlahiyye; Kader

sirri-ilahiyye-kader

Nov 9, 2024 - 15:27
Nov 9, 2024 - 22:22
 0  41
Sırrı İlahiyye; Kader

Bismillahirrahmanirrahim

Kader sözlükte "ölçü, miktar " anlamlarına gelir. Dini terim olarak ise "Allah'ın , ezelden ebede kadar olacak bütün şeylerin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, ezelì ilmiyle bilip sınırlaması ve takdir etmesidir." Kaza ise sözlükte " emir, hüküm,bitirme ve yaratma" dini terim olarak ise Allah'ın ezelde irade ettiği ve takdir buyurduğu şeylerin zamanı gelince meydana gelmesi ve yaratmasıdır. Doğmak, ölmek, ailemiz vb. birçok şey bizim elimizde değildir. Yaradan kaderimize nasıl yazmış ise öyle gerçekleşir. Kader gerçekleşeceği zaman farkına varamayız. İdrak edemeyiz. "Kaza gelip çatınca, balıklar kendilerini denizden dışarı atarlar. Havada uçan kuşlar, yerde kendileri için hazırlanan tuzaklara koşmaya başlarlar.". Mevlana'nın bu sözünde de olduğu gibi kaza anı gelince balık hiç farkında olmadan kendini denizden dışarı atar. Hikmet Baba isminde bir derviş varmış ve her olaya - Bunda da bir hikmet vardır diye güzel göz ile bakarmış. 'Her şeyde bir hayır olur mu? Başımızdaki belalarda mı hayırdır?' diyen bir grup genç, dervişin ineğini götürüp bir yerde saklarlar.Akşam üstü inek sürüsü köye gelir. Hikmet Baba ineğini bulamayınca 'Bunda da bir hikmet vardır.' diyerek ineğini aramaya başlar. Gece geç saate kadar ineği arar.Sonunda bir ağaca bağlı bulur. Çok yoruldukları için, orada uyuya kalır. Sabah olunca köye döner.Ne görsün, köyde deprem olmuş, evler yıkılmış , çok kimse vafat etmiş. Hikmet Baba yine 'Gördünüz mü Allah (c.c) beni korumak için ineğimi bağlatmış der. Biz kul gözü ile bakar, şer olarak görürüz fakat Yaradan her işin içine bir hayır gizler. Kader tecelli edeceği zaman gözümüz kör, kulağımız sağır oluverir. Sonradan farkına varırız olup bitenin. O zaman da bize düşen Allah'tan gelene boyun eğmektir. Tıpkı bir buğdayın beslenip olgunlaşması için güneşe boynunu eğmesi gibi. Güneşe boyun eğmeyen buğday besin alıp olgunlaşamaz. Çürür ve kaybolur. Biz de Allah'a sığınmaz isek denizin ortasında kalmış bir gemi gibi oradan oraya savruluruz. İsyan dalgaları da bizi iyice denizin dibine batırır. Limansız denizde kaybolup gideriz. Ne zaman ki bizim için yazılmış kadere boyun eğip Yaradan'ı liman bilirsek o zaman gönlümüz felaha erer. Keder de mutluluk da insan içindir. Kederler Yaradan'a sığınmak, mutluluklar ise şükür ile müteşekkir olmak içindir. " Hoştur bana senden gelen Ya gönca gül yahud diken Ya hil'at ü yahud kefen Kahrın da hoş, lütfun da hoş." diyebilmekte bütün sır. Lütfu da kahrında Allah'tan geldiğini kabul etmez isek her ayağımız taşa takıldığında kendimizi taşa saydırırken bulur ve kendi öfkemizde boğulup dünyamızı da ahiretimizi de ziyan ederiz . Belki Yaradan ayağına çarpan taşın içerisine sana güzel kokun diye güller saklamıştır. Nasıl ki gece ile gündüz aynı değil ise insanların kaderi de bir o kadar farklı yazılmıştır. Herkes dünyadan bir yolculuk ile göçüp gider. Kiminin yol manzarası dağ, kiminin deniz, kiminin ise çorak bir arazi. Yolculuğun başlayacağı ve biteceği yer bellidir fakat manzarayı oluşturacak olan biziz. Yani manzara Allah (c.c) nin yazdığı değil kendimizin yaptıkları sonucunda önümüze çıkar. Günah işleyen bir kul "Allah böyle yazmış, olacağı varmış" deyip günahı üzerinden atamaz. Bilakis kendi işlemiştir ve Allah(c.c) tövbe etme hakkı tanımıştır. O'nun yarattığı herşey muntazam ölçü iledir. Biz kulların aklının yetmeyeceği bir ölçüdür bu. İnsan aklı ile kaderin sırrını cözemez. Çözmeye çalışmak dahi aklı ve kalbi yorar.Tıpkı göç ederken uçması gereken yeri aşan bir kuş gibi etrafa savrulur ve kanadını açmaya mecali kalmaz. Ne zaman kader sırrının çözülemeyeceğini anlar ise o zaman aklı rahata erer ve kendi alanında istediği gibi kanat çırpabilir. Kader kula bilinmez bir sır Teslimiyet en güzel dermandır. Ey aciz kul! Yetmez aklın sırrı İlâhiye. Teslim ol! Kalbin ersin saadet-i dareyne

What's Your Reaction?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow