Mümkün Olduğunca Hayır Biriktirmenin Gerekliliği
Mümkün Olduğunca Hayır Biriktirmenin Gerekliliği
Dini şiarların değişmesi ve hevanın hâkimiyyeti Kardeşlerim! Mevcut dinî durumumuz üzerine etraflıca düşündüm ve sonuçta içinde yaşadığımız zamanın çok zor olduğuna, bu çağda İslam’ın mahremiyyetinin ihlal edilmiş,imanın yansıması olan uyygulamaların ve dini şiarların değişmiş, ilahî emirlerin unutulmuş, hakkın ve hak ehlinin zayıflamış olduğuna, buna karşılık batılın güçlenmiş ve batıl ehlinin çoğalmış olduğuna kanaat getirdim. Zamanımızda fitnelerin birbiri üzerine zuhur etmiş ve iyice kızışmış olduğunu, hevanın tamamen hâkim hale geldiğini,düşmanlığın iyyice çığırından çıktığını, insanların dünya sevgisi ile dolu, şehvetlere düşkün olduklarını, hevaya uyduklarını, dünyayı ahirete tercih ettiklerini, şan-şöhret düşkünü olduklarını, tefekkürün tamamen engellenmiş,riyakârlığa bürünüp ahiret hususunda iyice körleşmiş olduğunu gördüm. Böyle olduğu için, zamanımızda insanların gönülleri de halleri de selefinkinin tam tersi istikamettedir. Nitekim sahabe-i kiramdan bazılarının şöyle dediği bize rivayet edilmiştir: “Selef-i salihten birisi mezarından kalksa, âlim ve zâhit geçinenlerimize bir baksa, onlarla konuşmaz ve ‘bu insanlar hesap gününe inanmıyor’ diye söylerlerdi.” Artık yaşadığımız kötü değişim ve dönüşümü, hayırlı insanlara muhalefet edişimizi Allah’a (c.c.) havale ediyor,durumumuzu O’na arz ediyorum. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda dinine sımsıkı sarılan kişi kor ateşi elinde tutuyyor gibi olacaktır.”[3] “İnsanların dinden uzaklaşıp fesada daldıkları zamanda sünnetime sımsıkı sarılan kişi yüz şehit sevabı kazanacaktır.”[4] İşte fitnelerin her taraftan bizi kuşattığını, dinî hükümlerin ve hatta tüm hayatın belalarla sarılmış olduğunu, tamamen heva ve heveslerin itaat edilen şeyler olduklarını gördükten sonra bu işin iyice çığırından çıkmasından, dinimizin iyice yok olup gitmesinden endişe etmeyye başladım. Zira -en doğrusunu Allah bilir ama- rivayet yoluyla aldığımız bilgilere göre insan, hiç farkında olmadan imanını kaybedebilir,sabahleyin mü’min olarak evden çıktığı halde akşam eve döndüğünde kendisinde iman adına hiçbir şey kalmamış olabilir. Durumun bu vahametini kavrayınca, hiç olmazsa elimden gelen şeyleri yapmakla mükellef olduğumu gördüm. Zira durumu tamamen düzeltmeye güç yetiremezsek de hiçbir şey yapamayacak kadar aciz de değiliz. Hepsine güç yetiremiyoruz diye ilahî emirlerin tümünü ihlal edersek ebedî helake müstahak olmuş oluruz. Kaynak:Hakk'ı arayanlara nasihatler/Haris el-Muhâsibî
[3]Tirmizi, Fiten, 73. [4] Müsned-i Ahmed b. Hanbel, 2/390-391
What's Your Reaction?

