Az ile Gelen Sıhhat

az-ile-gelen-sihhat

Nov 9, 2024 - 15:27
Nov 10, 2024 - 21:37
 0  58
Az ile Gelen Sıhhat

Bismillahirrahmanirrahim Dinimizi kemale erdiren, üzerimizdeki nimetlerini tamamlayan İslâmı din olarak benimsememizden hoşnut olacağını belirten, kendisinden bizleri gazaba uğramışların (yahudilerin) ve sapıkların (hıristiyanların) yollarından uzak tutarak dosdoğru yola (Sırat-ı müstakim’e), nimetlendirdiklerinin yoluna iletmesini dilememizi emreden Allah’a hamdolsun. Şahadet ederim ki, Allah’tan başka İlàh yoktur, O tektir ve ortaksızdır. Yine şahadet ederim ki, Muhammed (salåt ve selâm üzerine olsun) Onun kulu, hak dinle ve dosdoğru şeriatla gönderdiği, bu şeriata uymasını emrettiği ve “İşte benim yolum budur, ben ve bana uyanlar Allah’a basiretle dâvet ederiz,” (Yusuf: 108) demesini buyurduğu rasûludur. "İki nimet vardır ki insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: sıhhat ve boş vakit." buyurmuştur Peygamberimiz. Sağlık bize verilmiş en kıymetli nimetlerden biridir. Bu nimetin israfı ise kıymetini bilmemektir. Size istediğiniz ücret verilse gözünüzü yada elinizi bir başkasına verir miydiniz ? Elbette ki hiçbirimiz vermezdik. Fakat neden farkında değiliz bu nimetlerin? Neden bize emanet olan bedenimize bir emanetmiş gibi davranmıyoruz? Uyku, yemek, içmek .. vücudumuzun en temel ihtiyaçlarıdır. Fakat sağlıklı bir yaşam için ihtiyaç duyulduğu kadarıyla yetinmek gerekir." İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekirse, midesinin üçte birini yemeye, üçte birini içmeye, üçte birini de nefes alıp vermeye (havaya) bırakmalıdır." (Hz. Muhammed) Hadis i şerifinde de belirtildiği gibi insanın midesi boş bir kaptır. Boş kap ister tıka basa ister yarısına kadar doldurulabilir ve bu kaba istenir ise toprak bile konulabilir.Açlık, kalbde incelik doğurur. Hadis-i şerifte, (Az yiyenin içi nurla dolar) ve (Allahü teâlâ, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mümini sever) buyuruldu. (Deylemi) Az yemek vücudu daha az yorduğu gibi kalbi de güzelleştirir. İnsan midesi tıka basa dolu olmayınca yokluğun da ne demek olduğunu anlar ve kalbinde merhamet çiçekleri açar. Biz İslam' ın taşıyıcıları midesinde de neyi ne kadar taşıması gerektiğini iyi bilmeliyiz. Rabbim bize kabı verdi ise elbette ki temiz ve helal olan ile doldurmak gerekir. Haram mideye doldurulan ateşe benzer. Dikkat etmemiz gerekir tabağımızda yemek mi var ? Yoksa ateş mi var ? Haram yemek bizatihi insanın ruhuna da dokunur. İmanı haram lokma ile köreldikçe körelir ve kalbindeki İslam ışığı giderek azalır. Günümüzde de faizler, şüpeli yiyecekler çoğalmaktadır ve insanımız gittikçe insanlığını kaybetmektedir. Haram lokmaya bulanmış mideler İslam'ı unutan ruhlar olarak bize geri dönüyor. Peygamberimiz "İnsan yediğinden ibarettir. " buyurmuştur. Şimdi bizler de düşünelim biz haram lokmadan mı yoksa helal lokmadan mı ibaretiz ? Bize haram kılınan her sey sağlığa zararlı şeylerdir. Örneğin domuz eti çok yağlıdır. Yenildiği takdirde, bu yağ kana geçer. Böylece kan, yağ tanecikleriyle dolmuş olur. Kandaki bu fazla miktardaki yağ; atar damarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalb infarktüsüne sebep olur. Bu sebeptendir ki Yaradan haram kılmıştır. Alemde haram olan her şeyde bir hikmet vardır ve Yaradan kulunu düşündüğü için Kuran da açık bir şekilde beyan etmiştir. Sağlık denilince akla gelen bir diğer şey ise hareket etmek ve fazla uyumamaktır. Hz. Peygamberin, eşi Hz Aişe ile zaman zaman koşu yarışı yaptığı rivayet edilir (Ebû Dâvûd). Vucudun yiyecekten aldığı enerjiyi hareket ile harcamaz ise yağ olarak vucutta kalır ve obeziteye yol açar. Sadece obezite değil birçok kalıcı hastalığa sebep olabilir. “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi," Kanuni Sultan Süleyman Dizelerinde de belirtildiği gibi bize emanet edilen ve cihanda onun gibi bir devlet olmayan sağlık için yerimizden kalkıp enerjimizi kiloya dönüşmeden harcayalım.Uyku bize her zaman çok tatlı gelmiştir. Bir türlü çıkamayız sıcak yataklarımızdan. Fakat fazladan uyuduğumuz uykular bedenimize zarar olarak geri döner. Çok uyuyanın ömrü uyku ile geçtiği için dünya ve ahiret kazancına mani olur. Bir hadis-i şerifte, (İşlerin hayırlısı vasat olanıdır. Din, ifrat ve tefritin ortasındadır) buyuruldu.Hazret-i Fatıma anlatır: Sabah namazından sonra yatmıştım. Babam, (Kızım kalk, gafillere benzeme! Allahü teâlâ rızıkları, sabah namazının vaktinde verir) buyurdu. Az uyumak rızkın vesilesidir ve vakti de bereketlendirir. Eğer kim gün içinde vaktim yetmiyor diyorsa az uyumalıdır. Az uyumak vücuda da dinginlik katar. Boyun ve sırt ağrılarını önler. Bedeni yoran bir diğer etken ise çok konuşmaktır. Eğer kalbde darlık ve üzüntü, vücutta bitkinlik ve halsizlik, rızıkta eksiklik ve bereketsizlik olursa, bunun boş ve yersiz bu yersiz ve boş konuşmaktan kaynaklanır. İnsanı kıymetini gümüşten altına çıkaran söylediği söz değil midir? Az konuşmak yalan konuşmanın da önüne geçer. İnsanın ağzından çıkan her söz kalbine sırayet eder. Biz de bırakalım dünyanın boş gürültüsünü. Her daim Allah'ı anıp onu konuşalım ki gönlümüz edep üzere olsun. "İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir." Buyurmuştur Peygamberimiz. En temel organımız kalptir ve onu korumak bütün ruh ve beden sağlığını korumaktır. Ruh sağlığını korumanın en temel yöntemi dünyanın geçici olduğunu ve hiçbir şeyin bizim sağlığımızdan daha kıymetli olmadığının bilincinde olmaktır. İnsanın ruhu dünyaya ne kadar az yenilir ise o kadar sağlam kalır. Vucut nasıl yemek ile besleniyor ise ruhumuz da Rahman'a sığınmak ile doyar. Namaz kılarken her secdeden sonra kalbinizin huzura erdiğini, Kuran'ın huzur dolu sesini duyunca gönlünüzde bir çiçek açtığını, zikir ile hemhal olunca her tespih tanesinin felah olarak kalbinize damladığını hissetmez misiniz? Şükürler olsun bizi bu nimetlerle şereflendiren Yaradana...

What's Your Reaction?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow